Kayıtlar

İkinci Bahar, Hep Bahar

Resim
  İkinci Bahar, Hep Bahar Bahar bir kez gelen, tek renk olan; aşk tek çeşit hatta sadece biyolojik veya kimyasal bir döngü müydü? Gamze gamze bir gülüver şimdi, Beni göğsüne alıver şimdi. Mevsimi geldi susadım aşka, Benimle bir bütün oluver şimdi. İkinci bahar yaşıyor ömrüm; Gel benim yârim oluver şimdi… Seni gül gibi öpe koklaya, Gözümden, dilimden, sakınır saklar Bugünkü aklımla severim şimdi Şiirler, şarkılar söyleyerek, Mehtabı birlikte seyrederek, Benimle bir rüya kuruver şimdi! Sözleri okuyunca.... karşı cinse duyulan bir hisle yazıldığını düşünüyor ve hatta şarkının yapıldığı dönemdeki TRT gibi müstehcen mi buluyorsunuz? Bu “aşk”ın hallerinden birine, daha minicik kırkbeş günlük bir cennetten gelen yolcuya; yani evlada yazılmış olsa da nedense hep akla ve gönle uyandırdığı his birçok kişide farklı… Aşk kelimesini sadece iki farklı cinsiyet ve sadece biyolojik/kimyasal hatta ihtiyaçlar ve de çıkar seviyesine indirgediğimiz maalesef bedeni bir zevkle eşit görüp yanlış yerlere...
Resim
                                                  Büyükannelerin Sözleri     2006 yılı. Görevli olduğum Amerika Birleşik Devletlerindeki üniversitenin Annenberg Konser Salonunda Dianne Reeves konserindeyim. Reeves, ilk şarkısının ardından “büyükannem” diyerek söz aldı ve sonrasında “Better Days-Daha İyi Günler” şarkısını söylemeye başladı. Gözlerini kurulayan tek dinleyicisi ben değildim o gece. Peki neydi bu şarkının duygularımıza hitap etmesine sebep olan? Babası iki yaşında ölen sanatçı büyükannesi ile arasındaki ilişkiyi yani çocukluk hikâyesini adeta resmedercesine bizlere sunuyor “Daha İyi Günler” şarkısında. Yeryüzündeki her sağlıklı çocuk gibi sorular soran Reeves, büyükannesinin tavrını şöyle anlatıyor ; “Yaklaşık üç ya da dört yaşlarında bir çocuktum. Bütün gün sorular sorardım. Ama ne zaman olur...

Bir Sabah...

Resim
                                                              Bir Sabah… “Bir sabah bakacaksın ki bir tanem ben yokum Dünyayı sana bırakıyorum!...”   Sanki bir aşk şiiri başlangıcı gibi … Oysa ki, Hüceste Aksavrın’ın 17 yaşında Avrupa’ya tahsil için giden ve sonra İsviçre’de yaşayan oğluna yazdığı bir şarkı olsa da, derler ki bir bakıma vasiyetnamedir. “İlim, nerde olursa olsun…” deyip bilmek aşkıyla yola koyulunca, gurbet sadece gidenin değil kalanların da yüreğine iner; hasretlik bölüşülmez elbet, herkes kendi payına düşeni çeker. Her gün başka bir yerine inen kağıt kesiği gibi çoğalan acı, bazen gidenden ziyade kalanları daha çok acıtır. Ne zaman uzak bir diyara kaderi düşen, öğrenme sevdasına müptela birini görsem bu dizeler geliverir aklıma. Bir sabah… Kilometrelerce uzakta… Ardında bıraktığın ş...

Ve Şiddet Böylesi Bir Sessizliğe Neden Oldu…

Resim
Şiddet Sessizliğe Neden Olduğunda, Bir Yerlerde Hata Yapmış Olmalıyız…     “Bu şarkı, insanın insanoğluna sergilediği insanlık dışılığa ve çocuklara karşı yapılan insanlık dışı hallere karşı çığlığımız!”     1993 yılında, terörist bir grup, Birleşik Krallığın Warrington şehrindeki merkezi bir alışveriş caddesindeki çöp bidonlarına bomba yerleştirerek; 3 yaşındaki J. B. ve 12 yaşındaki T. P.’yi öldürürler. İrlanda geleneksel müziklerinin modern yorumları ile bilinen ünlü grup Cranberries ve geçen sene vefat eden grubun solisti Dolores O’Riordan haberi turne sırasında öğrenir. Dolores, acı haberi duyunca çok sarsılır. 1994 yılında Vox dergisine verdiği röportajda o anki duygularını şöyle anlatır sanatçı : “Televizyonda annelerden birini gördüm ve kahroldum. O, çocuğu dokuz ay karnında taşıdı. Sabah mide bulantıları, tüm zorluklar… ve birden bir diken. Bir amacının olduğunu düşünen bir diken bunu yapıyor!”. Terörist örgütün, bunu kendi vatanı (İrlanda) adına yapmasını ...

OĞLUMA

Resim
 OĞLUMA         Üç yaşındaki oğlunu ardında bırakmak zorunda kalarak vatanından sürgün edilen ve sonrasında hain ilan edilen bir baba düşünün. 400 yıl ile  yargılanan bir baba. Peki ne yapar bu genç adam? Tek çocuğu Emrah’a gurbet elden mektuplar yollar babaannesi vasıtasıyal. Bu mektuplardan birini şarkıya dönüştürür baba Cem Karaca.  Sadece bir sanatçı duyarlılığı değil vatan duyulan hasretle, aslında bütünü ile sevgi dökülür nasihat şeklinde şarkıdan. Kin, nefret öğütlemez Cem Karaca oğluna aksine sevgiyi öğütler. Tok gözlü olmayı, dürüst olmayı, akıl ve yürek ile onurlu yaşamayı…  “Gam, keder, elem, tasa, gurbet, hasret, dertler geçer gider elbet. Bir merhaba, acı kahve, hatır sorma ve dostluklar yaşar elbet. Sımsıkı sev sen sevmeyi. Bazen almadan da vermeyi. İstanbul şehri malın olsa ölümden öteye köy yok ya…Başını dik tut, hiç eğme sen. Aklına ve yüreğine güven. Çağını bil çağına yakış. Güzelliklerle yarış”.  Her yiğidin harcı değildir ...

Pazartesi Günü Gelmeden

Resim
Yeni bir şeye başlamak ve bir işe koyulmak için Pazartesi gününü beklemeli mi? İnsan ne zaman yorumcu, şarkı sözü yazarı, beste yapan kişi olmaktan çıkıp; sanatçı olur? Bob Geldof, bir radyoda program konuğu olduğu bir gün (1979’un Ocak ayının 29’u) acil ve acı bir haber iletiliyor … 16 yaşındaki bir kız… “Sabah vakitlerinde, öğrencilerin okula giriş saatlerinde, C… ilkokuluna karşısındaki evlerin birinden açılan ateş sonucunda, çocukları korumaya çalışan okul müdürü ve ebeveynlerden biri ölmüş; sekiz çocuk ve bir polis yaralanmıştır. Bir habercinin telefon bağlantısı kurmasıyla, okula ateş açan 16 yaşındaki B. “Pazartesi günlerini sevmiyorum!” ... diye beyan vermiş; babasına ilk sorulduğunda ise olayı anlayamadığını, kızı için “aslında okulda iyi (=başarılı) olduğunu “ söylemiştir. …” Hem vefat edenler, hem okula açılan ateş, çocuklar ve çocukların yaşamış olacağı travma ile gencecik bir kızın böyle bir eylemi gerçekleştirmesine karşın babasının ve kendisinin söylediği sözler ö...

ATATÜRK Çocukları: İspat Edildi!

Resim
. Atatürk Çocukları:  İspat Edildi! Öğretmen lisesi yılları…Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatro’sunda 19 Mayıs kutlamaları için Cem KARACA konseri olacak. Liseden arkadaşımla ilk defa Cem Karaca’yı canlı olarak dinleyeceğiz; meğerse ilk dediğimiz son defa imiş aynı zamanda. Önden Funda ARAR çıkıyor sahneye, ilk konseri olmalı ki, şarkı dinlemekten sıkılıyoruz resmen (bunu özellikle aksettirmek istedim. Mezuniyet günümde de kendisinin konseri vardı ki; sıkılmak ne kelime gece bitmesin istemiştik. … ilk olan her şey güzel olmuyor demek ki. Bazen tecrübe, azim, sebat ve istendik yöne doğru bir gelişme çabası da gerekiyor.) Daha sonra da Kıraç gelmişti sahneye; ardından Rahmetli Üstad. Bundan sanırım, bir yıl kadar sonra okulda koroya seçilmiştim ve 19 Mayıs için yaptığımız hazırlıklarda ilk defa duyduğumuz bir “19 Mayıs Marşı”nı defalarca tekrarlamıştık…. Gazi Eğitim Enstitülüler sayesinde, öğretmenleri Muammer SUN’un olduğunu daha yeni öğrendiğim. Bu zamanın bir iki s...